Nesebar Kiliseleri: Tuğla ve Taşın Ortaçağ Dili
Fotoğraf: Chrumps / CC BY-SA 4.0 — Wikimedia Commons
Nesebar'ın UNESCO listesine girmesinin başlıca sebebi, küçük bir yarımadaya sığmış ortaçağ kiliseleri topluluğudur.
Nesebar'ın eski şehri, farklı dönemlerden kalma çok sayıda kilise barındırır. Bunların bir bölümü ayakta, bir bölümü ise kalıntı hâlindedir; hepsi birlikte, Karadeniz kıyısındaki ortaçağ mimarisinin en yoğun örneklerinden birini oluşturur.
En çok fotoğraflanan yapı Pantokrator İsa Kilisesi'dir. Dış cephesindeki almaşık tuğla-taş örgü, seramik kakmalar ve testere dişi frizler, geç Bizans döneminin süsleme anlayışını açıkça gösterir.
Öne çıkan yapılar
- Pantokrator İsa Kilisesi — dış cephe süslemeleriyle bilinir
- Aziz Stefan Kilisesi — iç duvarlarındaki fresk programıyla
- Aziz İvan Aliturgetos — deniz kıyısındaki kalıntısıyla
- Eski Piskoposluk (Aziz Sofya) kalıntıları
Kiliselerin bir kısmı bugün sergi alanı olarak kullanılmaktadır. Ziyaret saatleri mevsime göre değiştiği için, sezon dışında gitmeden önce kontrol etmek gerekir.



